Eleştirmenin Not Defteri

14 Temmuz 2012 Cumartesi

İKİ CÜMLEDE KRİTİK - 6


KAOS: ÖRÜMCEK AĞI
Tek bir karesinde bile ‘sinema’nın bulunmadığı bir filmin “Türk sinema tarihinde şimdiye dek yapılmamış, farklı bir yapım” diye basbas bağırarak vizyona çıkartılması nasıl bir iddiadır? Hangisinden bahsetmeli: filmin başrol oyuncusunun bir saniye bile rol yapamamasından mı, aksiyon sinemasından bihaber çekilmiş amatör youtube videolarına benzeyen aksiyon sahnelerinden mi, berbat yazılmış diyaloglarından mı...    1 / 5

PARANOYA (Martha Marcy May Marlene)
Karizmatik çakma bir bilgenin (değeri yeni keşfedilen bir oyuncu John Hawkes) oyununa gelerek değişik bir tarikata katılan genç Marcy (TV'nin çocuk yıldızı bağımsız sinemanın yeni gözde oyuncusu Elizabeth Olsen) bir gün oradan kaçmayı başarıp hali vakti yerinde ablasına sığınır ama beynine işlenmiş fikirlerden ve alışkanlıklardan kaçması pek kolay olmaz. Güzel hikaye ama yönetmenin ‘sanat yapacağım’ kaygısı hikayenin bir noktadan sonra tökezlemesine ve tatminden uzak bir finale doğru sürüklenmesine yol açıyor... 2,5 / 5

PROJECT X
Sahte belgesel (mockumentary) mantığını “Hangover” ya da "Superbad" hikaye modellerine monte edip, giderek zıvanadan çıkılan bir parti gecesinde geçen bir gençlik komedisinde denemişler ki filmin parlak fikri (!) inanın sadece bu! Gerisi ise şunlardan ibaret: seks amaçlayan gençlerin sulu muhabbetleri, güzel liseli kızların bacak ve göğüs dekolteleri, ‘Jackass’vari akrobatik sululuklar, “Amerikan Pastası”nı bile özleten ‘ergenin seksle buluşma takıntısı’nın bildik hikayesi... 2 / 5

SHAOLIN
Sinemalarımızda “Dedektif Dee” ile izlediğimiz Hong Kong’lu usta oyuncu (çok severim kendisini) Andy Lau’nun 2011 yapımı filmi kötü bir adamken işlediği bütün günahların bedelini çok ağır bir şekilde ödeyince Shaolin tapınağına sığınır ve iyi bir adam olmayı öğrenir... Uzadoğu dövüş sanatlarına meraklıysanız çok iyi sahneler ve dövüş koreografilerini içeren film (tadımlık Jackie Chan bile var) keyifli bir seyir zevki veriyor kesinlikle... 3,5 / 5
GERÇEĞİN PEŞİNDE (Man on a Ledge)
Bir günlük iznini kullanırken kaçıp sözde intihar etmek üzere yüksek bir binanın tepesine çıkan mahkum kahramanımızın (Sam Worthington) aslında çok farklı bir planı vardır ve tabi ki masumdur! Sürpriz “twist”ler yapacağım diye o kadar kasıyor ki film kendisini, (Elizabeth Banks'in her zamanki sempatisine, Genesis Rodriguez'in seksapelliğine ve iyi oyuncular Ed Harris ve Jamie Bell'e rağmen) bu uğurda yapılan her hamle bir süre sonra “yuh artık” dedirtiyor izleyiciye... 2 / 5

AİLE AĞACI (The Family Tree)
Biraz “Arrested Development” izlemişseniz benzer bir taktiği kullanan ve herkesin birbirinin arkasından iş çevirdiği, kimsenin kimseyi umursamadığı biraz rezil bir ailenin bu kazara ‘yenilenme’ gayreti oldukça tanıdık gelecek. Ama “Aile Ağacı” çeşitli parlak fikirleri ve buluşları ve de Hope Davis’in samimi performansını çok da iyi değerlendiremeyen bir film... 2,5 / 5

1 yorum: